Kayıtlar

Ağustos, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Söz Ver

Bugünlerde bir kavga kıyamet var içimde. Ak ve Kara iki taraf birbirine girmiş halde! Bir tarafta yaptığı haksızlıkların farkında olup yanlışlarını kabul ederek, değişmeyi, olgunlaşmayı isteyen bir Ak Aydın; bir tarafta da geçmiş deneyimleri gerekçe gösterip, akla ve kalbe uymaz ihtimallerle günü ve yarını mahvetmeyi göze alarak; brutal bir Homo Erectus misali ani çıkışlar yapan histerikli bir Kara Aydın. Uzunca bir süredir beni dönüştüren şeyler ve aldığım kararlar sayesinde yürüdüğüm yolun renkleri; önce siyahtan, antrasite, fümeden, griye, griden de beyaza doğru değişiyordu. Bu günlerde yaşadığım bu kıyameti yolda   başıma gelen bir kaza olarak görüyorum. Özel’den bir mısra ile karşılık veriyorum ama buna: “buna dayanacağım!” En iyi ressamlar bilir, siyahı beyaz yapmanın ne kadar zor ve çok şey gerektirdiğini ve beyazı siyah kılmanın ne de kolay olduğunu. Ben siyahlarıma razı gelmedim aklım erdiğinden, çocukluğumdan beri ve hiçbir zaman; buna da bu kendi başıma getirdiğim ...

Beyta Laleş

Musul'un yakınında Ezidiler için kutsal sayılan yerdir. Ezidiler tarihte ne zaman zulüm görse; buraya sığınırlar. Şeyh Hadi'nin mezarının da bulunduğu Beyta Laleş'e, Ezidiler her yıl 15-20 Eylül arasında hacı olmak için akın akın ziyarette bulunurlar. Burada bulunan kaynakların zemzem suları ile çocuklarını vaftiz ederler. Kişi isimleri verilen dut ağaçlarını ziyaret ederler. Bu bölgede hiçbir ağacın yaprakları, dalları kesilmez, günahtır. Ayrıca Beyta Laleş vadisinin hiçbir yerine; dünyanın kirlerini taşıdığı kabul edildiği için ayakkabı ile dolaşılmaz. Beyta Laleş Şiiri: Ezidi bir bakıştır güneş Toplanır mahşerinde yüzümüz Aç yüzünü ey laleş Ne sana ne tarihe sığar hüznümüz…   Bak! yenilmedik daha Doğdukça her asır rahminde annelerin Ninova'da gün doğmakta Bak çocuklar hala ölüyor laleş! kefensiz Ve yurtsuz gözleriyle Aç koynunu ne olur. sana kinimi vereyim altın bir sunakta   Seninle selam duralım güneşe Al koynuna laleş Yüz çevirme ne olu...