Beyta Laleş
Musul'un yakınında Ezidiler için kutsal sayılan yerdir. Ezidiler tarihte ne zaman zulüm görse; buraya sığınırlar. Şeyh Hadi'nin mezarının da bulunduğu Beyta Laleş'e, Ezidiler her yıl 15-20 Eylül arasında hacı olmak için akın akın ziyarette bulunurlar. Burada bulunan kaynakların zemzem suları ile çocuklarını vaftiz ederler. Kişi isimleri verilen dut ağaçlarını ziyaret ederler. Bu bölgede hiçbir ağacın yaprakları, dalları kesilmez, günahtır. Ayrıca Beyta Laleş vadisinin hiçbir yerine; dünyanın kirlerini taşıdığı kabul edildiği için ayakkabı ile dolaşılmaz.
Beyta Laleş Şiiri:
Ezidi bir bakıştır güneş
Toplanır mahşerinde yüzümüz
Aç yüzünü ey laleş
Ne sana ne tarihe sığar hüznümüz…
Bak! yenilmedik daha
Doğdukça her asır rahminde annelerin
Ninova'da gün doğmakta
Bak çocuklar hala ölüyor laleş! kefensiz
Ve yurtsuz gözleriyle
Aç koynunu ne olur. sana kinimi vereyim altın bir sunakta
Seninle selam duralım güneşe
Al koynuna laleş
Yüz çevirme ne olur.
Kelimeler fırtınaya tutuluyor dilimde
Bak çocuklar da hala ölüyor
Karınları deşiliyor gelinlerin
Yine jenosid laleş
Her günümüz katliam
Gözyaşı,
Yalın ayak gezen çocuklar kadar alışık
Toprağa deyen minik çıplak ayaklar ölüyor Laleş
Vuruluyor aşklar
Yol kenarlarında cesetleri
Kim silecek alnımızdaki teri?
Kim söyleyecek annelerimize ninnileri?
Annelerimiz ölüyor Laleş! çocukları soğuk memelerini emiyor
ölü annelerinin
Anneleri ölüyor ölü çocukların Hiroşima'da
Kanları Halepçe'de asılı kalır...
Tarihim, tarifim
Esmerliğim ve onurum
Neyim varsa sendendir
Önünde diz çökmedi mi Timur?
Ak sakalına yalvarmadı mı İskender?
Şimdi yetimiz
Aç koynunu Laleş! bana elini ver.
Yorumlar
Yorum Gönder